Yöneticiliğe İlk Terfiniz En Zor Deneyiminiz Olacak…


Yöneticilik

Bir çok kişi için yöneticiliğe ilk terfi ettikleri pozisyon, gelecek yıllarda alacakları daha büyük sorumlulukların bir başlangıcı ve habercisidir. Direktörlükle karşılaştırıldığında takım liderliği ne kadar zor olabilir diye düşünenler olabilir. Ne var ki durum hiç de böyle değildir. İlk yöneticilik deneyimi bir çok kişi için hayatlarında yaşayacakları en zor geçiş dönemidir.

Bunun için 10 neden:

1.Başkalarının performansından sorumlu olmak: Şu ana kadar hep kendinizin performansından sorumlu idiniz, şimdi ise başkalarının… Başkalarına iş yaptırmanın ne kadar zor olduğunu zaman zaman başka departmanlardaki uzmanlardan bir şeyler isterken deneyimlemiştiniz. Şimdi bunu kat kat daha zor olarak yaşayacaksınız.

2.Arkadaşlarına yönetici olmak: Bir çok kişi ilk terfilerinde daha evvel aynı seviyede çalıştığı iş arkadaşlarına yöneticilik yapmak durumunda kalır. Eskiden beraber makara yaptığınız arkadaşlarınıza şimdi “işe dönme zamanı” demek ne kadar zor olacaktır, siz de tahmin edebilirsiniz değil mi? Yapıcı veya negatif geri bildirim verebilecek misiniz ekibinize?

3.Öncelik yönetimi: Eskiden sadece kendi performansınızla ilgilenirken, şimdi bir ekibin çeşitli alanlardaki performans göstergelerini izlemeniz ve bunlarla ilgili aksiyon almanız gerekecek. Önce performansı düşüklerle mi ilgilenmelisiniz? Yoksa çok adette ortalama performans gösterenlerle mi? Veya en başarılı azınlığa mı teşekkür etmelisiniz? Kaliteye mi verimliliğe mi odaklanmalısınız?

4.Zaman yönetimi: Organizasyonların çoğunda yönetici kademeleri yoğun çalışılan pozisyonlardır. Az zamanda daha çok iş başarmanız gerekecek. Bir önceki madde ile ilgili olmakla beraber, verimli zaman yönetimini öğrenmelisiniz. Bardağınız muhakkak dolacaktır, ne ile dolacağına siz karar vermelisiniz. Kendi takvim ve eforunuzu kendiniz yönlendirmelisiniz, size iletilen önceliği ve önemi sorgulanması gereken talepler sizi yönlendirmemeli.

5.Karar vermek: Eskiden sadece kendiniz için karar veriyordunuz şimdi koca bir ekip için karar vermelisiniz. Demokratik bir tarzınız mı var, yoksa daha tepeden inme kararlarla mı yöneteceksiniz. Eleştirilere ve itirazlara nasıl cevap vereceksiniz? Zor anlarda zor kararlar vermeye hazır mısınız?

6.Liderlik: Yöneticilik öğrenilir ama liderlik özelliklerinin bir kısmı çok erken aşamalara dayanır, daha sonra geliştirilebilir. Kimse sadece komutlarla yönetilmeyi sevmez, bir lider peşinden bir vizyona doğru çalışmayı ve başarmayı arzular. Siz nasıl bir lider olacaksınız? Söylemlerinizle mi yoksa davranışlarınızla mı örnek olacaksınız? Bu aşamada biraz da deneyerek öğreneceksiniz.

7.Motivasyon: Ekibinizi çok iyi tanımalısınız. Onlara farklı boyutlarda dokunabilmelisiniz. Biri ile maça giderken, diğeri ile molada özel hayatını da içeren dertleri hakkında sohbet edebilmelisiniz. Onlarla kuracağınız diyalog iş içi ve iş dışı aktiviteler içerirse ekibiniz ile çok iyi çalışabilirsiniz.

8.Eskalasyon: Neyi, ne zaman ve nasıl üst seviyeye acil ve önemli bir problem diye iletmelisiniz? Neyi kendiniz çözebilirsiniz ve hatta çözmelisiniz? Bunları ayrıştırırken hatalı karar verirseniz, başarısız olarak görülme ihtimaliniz olabilir mi?

9.İletişim: Ekibinizle açık bir iletişim izlemeniz iyi olacaktır. Üst yönetimden gelen her şeyi ekibinize iletmeli misiniz? Nasıl ve hangi dille? Yine ekip içi bireysel performanslar herkese duyurulmalı mı? Yoksa özel mi tutulmalı? En iyilere herkes önünde teşekkür edilmeli mi? Diğer departman yöneticilerinden tanıdıklarınız var mı? Yok ise neden yok? Ekibiniz size BT, satış ya da İK ile sorunları olduğunu ilettiğinde kime gideceksiniz? Bu ilişkileri geliştirmelisiniz. Ekibinizin önündeki engelleri ancak böyle kaldırabilirsiniz.

10.Üst yönetim ile ilişkiler: İletişiminizin tonu ne olmalı? Siz ekibinizin sorun ve taleplerinin bir sözcüsü müsünüz? Yoksa üst yönetimin ekibinize ilettiği mesajların bir uygulayıcısı mı? Sanki ikisinin bir karışımı olmalı değil mi? Ama hangisi daha iyi sonuç verecek?

Her ne kadar zor olsa da, bu deneyimi başarıya çevirmek mümkün… Eğitim, geri bildirime açıklık, etkin dinleme ve empati ile başarılı bir yönetici olabilirsiniz. Muhakkak hatalarınız da olacaktır. Önemli olan bunlardan ders çıkarmak ve kendini geliştirmektir.

Sağlıcakla kalın.

Engin Utkan

Not: Bu yazı ilk olarak Nisan 2014’te  Teleperformance Blog’da şu linkte yayınlanmıştır.

Reklamlar

About Engin Utkan

Call Center, Customer Experience Management, CRM, Social Media, Technology

4 Responses

  1. Bu yazıyı ilk defa linkedin deki paylaşımında okudum ve beni ilk aldığım terfiden sonra yaşadığım bunalıma itti. Ve linkedin de hemen paylaştım. Ellerine sağlık.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s